Gaziantep Kültür & Sanat Haberleri

Şalvar Kültürü Gaziantep’te Yaşıyor

Gaziantep’te yarım asırdır, tarihi Gaziantep Kalesi’nin gölgesinde, şalvar kültürü Metin Türkdönmez’in ellerinde hayat buluyor. 68 yaşındaki usta, kırsalın vazgeçilmezi şalvarları dikerek geleneği yaşatmanın gururunu taşıyor. Türkdönmez, bu köklü geleneği 50 yıldır ustalıkla sürdürüyor. Onun hikayesi, bir çıraklık serüveniyle başlıyor. İlkokul sıralarındayken babasının terzi dükkanında iğne tutmayı öğrenmiş. Zamanla babasından mesleğin tüm inceliklerini öğrenmiş. Usta olduktan sonra da babasıyla omuz omuza çalışmış. Kırk yıl boyunca babasıyla birlikte, dükkanın tozunu yutmuşlar.

Şalvar Kültürü Gaziantep'te Yaşıyor

Nesilden Nesile Şalvar Geleneği

Metin Usta, mesleğe ilk adımını yedi yaşında attığını anlatıyor. “Babamızın yanına gelirdik,” diyor, gözleri uzaklara dalarken. “Çıraklık dönemi bizim için çok önemliydi. Terzinin elinin iğne tutması lazım. Birkaç sene bu böyle sürerdi. Sonra yavaş yavaş makineye geçerdik. Elimiz alıştıkça işler kolaylaşırdı.” Babasının, terzilikte çok iyi bilinen bir usta olduğunu söylüyor. “Takım elbise dikerdi babam. Ben onunla yirmi yıl çalıştım,” diye ekliyor. Askere gidip geldikten, evlendikten sonra da babasıyla çalışmaya devam etmiş. Sonunda dükkanı babasından devralarak kendi yolunu çizmiş. Bu bir bayrak yarışı gibi, nesilden nesile aktarılan bir miras.

Her Yörenin Kendine Has Şalvarı Var

Türkdönmez, ağırlıklı olarak Gaziantep yöresine özgü geleneksel şalvarlar dikiyor. Müşterilerinin çoğunluğu köylerde yaşayan vatandaşlarmış. Şehirden de müşterileri olsa da, asıl ilgi kırsaldan geliyor. “Her ilin, her bölgenin kendine özgü şalvarı var,” diye açıklıyor. Siverek şalvarının ortasının uzun ve peykinin yere değdiğini anlatıyor. Gaziantep şalvarının peykinin normal olduğunu belirtiyor. Kahramanmaraş şalvarının ise çok daha geniş olduğunu ekliyor. Her yörenin kendi giyim tarzı ve kültürü olduğunu vurguluyor. Son yıllarda şalvarlara olan ilginin arttığını da ekliyor. Hatta turistlerin bile gelip şalvar aldığını gururla anlatıyor. Bu, şalvarın sadece bir giysi olmadığını, bir kültür taşıyıcısı olduğunu gösteriyor.

Ekonomik Zorluklar ve Eleman Sıkıntısı

Metin Usta, bu meslekle beş çocuğunu büyütmüş, hepsini evlendirmiş. Elli yıldır geçimini bu yoldan sağlamış. Artık yaşının ilerlediğini, çalışırken zorlandığını da itiraf ediyor. Sağlığı ve ömrü yettiğince çalışmaya devam edecekmiş. Ancak ekonomik şartların mesleği etkilediğini de belirtiyor. “Şartlar zorlaşırsa bırakmak zorunda kalırım,” diyor. En büyük sıkıntılarından biri ise eleman yetiştirememek. Oğlunun bile bu mesleği yapmak istemediğini söylüyor. “Ne ettimse mesleği yaptıramadım,” diye yakınıyor. Hazır giyim sektörünün yükselişiyle terziliğin unutulmaya yüz tuttuğunu vurguluyor. Meslekte kazancın yetersiz olduğunu, hem kendilerini hem de olası bir elemanı tatmin etmediğini ekliyor. “Para kazanamazsan elemana nasıl para vereceksin?” diye soruyor. Bu yüzden tek başlarına idare edip gidiyorlarmış. Gaziantep’in bu köklü şalvar geleneği, ustaların fedakarlığıyla ayakta duruyor.

İlgili Haberler

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu